İçeriğe geç

Doktor March’ın Dört Oğlu – Brigitte Aubert

Doktor March’ın Dört Oğlu merak unsurunu ve gerginliği kitabın başından sonuna kadar taşımayı başarabilen etkileyici bir polisiye roman. Birçok yazar tahmin edilemeyen bir son hazırlama konusunda çuvallıyor. Çoğu polisiye romanda okur hikâye akışını takip ederken yazarın verdiği ipuçları sayesinde akla gelen birkaç sondan birisine ulaşıyor. Bu tip bir son ile hayal kırıklığına uğranmaması için yazar hem ilgiyi kaybettirmemeli hem de sonucu kolay tahmin ettirmemeli. Okur olarak çok mu şey istiyorum? 🙂 Brigitte Aubert, okurun tahmin edemeyeceği bir son oluşturabilmek için kurguyu biraz fazla zorlamış olabilir, yine de ben beğendiğimi söylemeliyim.

Doktor March ve eşinin 18 yaşında dördüz oğulları var. Hepsi farklı alanlarda birbirinden kabiliyetli dört parlak çocuk. Evin hizmetçisi Jeanie bir gün evi temizlerken bir günlük buluyor. Merakına yenik düşüp günlüğü okuyor, büyük bir korku ve şaşkınlık yaşıyor. Bu dört delikanlıdan birisine ait olduğunu düşündüğü bu günlükte gerçekleştirilmiş cinayetler hakkında bilgilerin yer aldığını görüyor. Geçmişte hırsızlık ile ilgili sabıkası olduğu için direkt polise başvuramayan hizmetçi biraz daha delil toplayabilmek için olayı kendi başına araştırmaya başlıyor ancak kendisini hiç tahmin edemeyeceği olayların tam ortasında buluyor.

Durumu kimseye anlatamayan Jeanie içini dökmek için bir günlük tutmaya başlıyor ve biz okurlar yaşanan tüm olayları bu günlüklerden öğreniyoruz. Kitap 16 bölüme ayrılmış en son bölüm haricindeki tüm bölümler günlük sayfaları şeklinde kısa kısa, bir sayfa katilin durumu bir sayfa Jeanie’nin durumu şeklinde ilerliyor. Yazar şablonunu bu günlüklere oturttuğu ve bize günlükler üzerinden bilgiler sunduğu için bazı noktalar biraz zorlama olmak durumunda kalmış. Bize söylemek zorunda olması haricinde bu cümleyi günlüğüne neden yazsın ki diye düşündüğümüz noktalar var. Bunun dışında bence gayet güzel bir iş çıkarmış yazar. Evin içerisindeki tüm karakterlerden şüphe edilebilecek kadar karışıyor ortalık, bu da benim çok hoşuma gitti. Zaten kısa olduğu için bir çırpıda okunup bitirilebilecek bir kitap. Keyifli okumalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.