İçeriğe geç

Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking

Stephen Hawking gerçekten çok ilginç ve sıra dışı bir insan. Yaşamı boyunca ALS hastalığı sebebiyle çektiği sıkıntıları sanırım hayal bile edemem. Yaşamının kısıtlı olduğunu sürekli hatırlamak zorunda olmak, vücudunun kontrolünün kendi elinde olmaması, her gün yarının son günü olabileceğini düşünerek bir ömür geçirmek çok çok zor olsa gerek. Tabii ki hepimiz için yarın son gün olabilir ancak sağlıklı bir insan genelde hayatın akışına kapılır, her gün öleceğini düşünmek sıkıntılı bir ruh haline sebep olabilir, psikolojik bir ağırlık oluşturur. Tüm bu sıkıntılara rağmen bilim tutkusu ile hayata tutunmuş, merak etmiş ve merak ettiği konular hakkında cevaplar bulabilmek için çoğu insandan daha fazla çaba göstermiştir. Tüm bu çabalarının sonucu olarak insanlığa ciddi katkılar sağlamıştır. Yazdığı kitaplar bu katkıların sadece bir bölümünü oluşturmaktadır. Fizik alanındaki başarıları ve uzay hakkındaki çalışmaları birçok kişiye ilham olmuş, birçok projenin de hayata geçirilmesini sağlamıştır. Stephen Hawking, 2018 yılında hayatını kaybetmiş olsa da birçok hayata dokunmuş ve dokunmaya da devam etmektedir. Yazarı biraz tanımak için “Her Şeyin Teorisi” filmi izlenebilir.

Benim yazarla tanışmam Zamanın Kısa Tarihi kitabı ile olmuştu. Ne yazık ki kitap bana ağır gelmişti, yazarın anlatmak istediği şeyleri hayalimde canlandıramamıştım. Yazarın değindiği konularla ilgili yeterli alt yapıya sahip olmadığımı anlamıştım. Bu kitabı okuduktan sonra anladım ki, yazarla tanışmak için bu kitap daha mantıklı, biraz daha basit bir düzeyde kaleme alınmış. Basit demem sizi yanıltmasın uzay hakkında kısıtlı bilgisi olanlar okurken yine yamulacaklar, olsun eksiklik hissetmek, kendini birazcık da olsa zorlamak gelişmenin ön şartıdır.

Kitap; Hawking’in yaşamı boyunca kafasını kurcalayan büyük soruları ve bu sorulara verdiği cevapları içeriyor. Yazar kitaba güzel bir giriş yapmış ve “Neden büyük sorular sormalıyız?” diye sorarak başlamış.

Nedir bu büyük sorular diye soracak olursanız:

  • Tanrı var mı?
  • Her şey nasıl başladı?
  • Evrende bizden başka akıllı yaşam var mı?
  • Geleceği öngörebilir miyiz?
  • Bir kara deliğin içinde ne var?
  • Zamanda yolculuk mümkün mü?
  • Dünyada hayatta kalmayı sürdürebilecek miyiz?
  • Uzayda kolonileşmeli miyiz?
  • Yapay zekâ bize üstün gelecek mi?
  • Geleceği nasıl şekillendiriyoruz?

Biz bu büyük soruları kendimize sorduk mu? Zaman zaman soruyor muyuz? Zor durumlardan hızla kurtulup hayatta kalmamızı sağlamak için evrimleşmiş olan zihnimiz hemen bizlere Maslow’un ihtiyaçlar piramidini hatırlatıp, daha sen o noktaya gelmedin ki önce karnını doyur, sen daha en alt kattasın diye ufak bir kaçış rotası oluşturuyor olabilir. Buraya kadar geldiysek kaçmak yok, sorular hakkında kendi cevaplarımızı düşünmeliyiz.

Sorulardan da anlaşılacağı üzere; yaradılış, büyük patlama, kara delikler, galaksiler, gezegenler, atom altı parçacıklar, uzayda yolculuk, küresel ısınma, insanlığın geleceği…vb. birçok ilginç konu hakkında yazarın fikirlerini okuma fırsatı buluyoruz. Sadece yazarın fikirlerini okumakla kalmıyor, aynı zamanda basite indirgenmiş ve hızlandırılmış bir kurs da alıyoruz. Örneğin kara deliklerin ne olduğu ve neden bu şekilde isimlendirildikleri ile ilgili bir kısım var.

Stephen Hawking kitapta fikirlerini açıklarken aynı zamanda anlattığı konu hakkında hangi bilim insanlarının ne gibi çalışmalar yaptıklarını, hangi yöntemleri denediklerini, başarılı olup olmadıkları gibi detayları biz okurları ile paylaşıyor. Bu sayede okurları farklı isimlere ve kaynaklara da yönlendirmiş oluyor. Kitabı okurken yazarın Albert Einstein’a olan saygısını ve bu saygının oluşmasındaki sebepleri de gözlemliyoruz. Biraz kısa ancak dolu dolu olan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.