Jose Saramago
Kırmızı Kedi Yayınevi
Çeviri: Mehmet Necati Kutlu

Tabii dünyada her şey gülüp eğlenmekten ibaret değildir, kahkahalarla gülenlerin yanında her dem gözyaşı dökenler de bulunacaktır, hem de bu anlatacağımız olayda olduğu gibi bazen gülenlerle ağlayanların nedenleri ortak olabilir hayatta.

Jose Saramago

ÖLÜM

Jose Saramago‘nun okuduğum ilk kitabı. İki karakter arasındaki konuşmalar virgüllerle ayrılarak düz yazı şeklinde aktarılmış, bu durumu beğenenler olsa da benim için yorucuydu. Arada bir dönüp hangi karakterin konuştuğunu anlamaya çalıştığım oldu. Cümlelerin baş harfleri büyük yapılmış ancak yine de benim dikkatim sık sık dağıldı.

Bir de anlatıcının bir şeyler hakkında sık sık açıklama yapma gereği duyması da akıcılığı baltalamış. Ancak bu açıklamalardaki esprili anlatımın tadı sayesinde kitap keyifli bir hale getirilmiş.

Ancak özellikle de iktidardaki siyasetçilerde görülen, olur olmaz her durumda insanlara sakin olmalarını telkin etme ve onları her ne pahasına olursa olsun telaşlandırmama güdüsü ya da alışkanlığı içinde, neredeyse mekanik, hatta otomatik bir şekilde hareket eden bakan, açıklamaya koyduğu son nokta ile bir çuval inciri berbat etti,…

Jose Saramago

Genel olarak kitabı beğendim. Hatta bazı kısımlarda anlatım sayesinde çokça güldüğüm oldu işin ilginç tarafı ÖLÜM gibi ciddi bir meselenin böyle keyifli anlatılabilmesi de garip tabii ki. Yer yer siyasi, dini konulara giren anlatıcımız, komşuluk ilişkileri ve de tırpanlı ölüm meleğiyle ortaya okunması gereken bir yapıt çıkarmış.

Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayal kırıklığı ve kaosa bırakır.

İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlarından ailelere, şirketlerden mafyaya kadar herkes ölümün ortadan kalkmasının getirdiği sonuçlarla mücadele etmek zorundadır. Ancak ölüm, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadık duygularla insanların arasına geri döner.

Ölüm ve ölümsüzlük karşısında insanın şaşkınlığını, çelişkili tepkilerini ve ahlaki çöküşünü, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir biçimde işleyen José Saramago, geçici olanla ebedi olanı birbirinden ayıran kısa mesafenin meseli sayılacak Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş’u, başladığı gibi bitiriyor: “Ertesi gün hiç kimse ölmedi.”

Tanıtım Bülteni

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: