Ahmet Bey’in okuduğum ilk kitabı bu kitap değil. Bu yüzden kitap hakkındaki tahminlerimde yanılmamışım. Kişisel gelişim kitapları okuyanlar bilirler, her ne hikmetse yazarın birden fazla kitabında aynı cümleler yer alır. Diğer kitaplara muhakkak atıfta bulunulur. Bu duruma isterseniz ‘hafızayı tazelemek’ deyin, ya da ‘yine aynı zırvalıklar’ deyin size kalmış.

İlk olarak şunu belirtmeliyim ki, kişisel gelişim yönü ağır basan teknik yönü hafif kalan bir kitap. Bu da demek oluyor ki, liderlik ve yöneticilik ile ilgili bilgi sahibi olmak istiyorsanız bu kitap teknik yönden sadece ufak bir başlangıç olabilir. Anlatılan her başlığın kendi içerisinde en az bu kitap kadar daha anlatılabileceği unutulmamalı. 

Kitabın en büyük avantajı yazarın kendi deneyimlerinden faydalanarak bizlere bir yol haritası sunmaya çalışması. Ülkemizde; özel sektör, devlet ve askeriyede yer almış bir yazarın bakış açısı ve deneyimleri gerçekten önemlidir.

Bu deneyimleri kısa hikayelerle, kaynak göstererek anlatan yazarımız kitapta akıcılığı sağlamış. Aynı zamanda dikkatimizi de sürekli canlı tutmayı başarmış. Kısacık kitap sen neden bahsediyorsunuz değişik, diyenlere de lafım yok tabii. 

Liderlik ve yöneticilikte kültürün önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden ülkemizdeki eksiklikleri, yanlışları görüp buna göre değerlendirmeler yapmak, yurt dışı ile kıyaslamak ancak her şeyi olduğu gibi dışarıdan almamak gerekir. 

Yazarın oluşturduğu model bence gönüllerin modeli 🙂 Kitabın ilk basım tarihi 2007 yılı, şu an 2019 yılındayız ancak ülkemizde acaba kaç firma-kuruluş-yapı bu modele göre yönetiliyor? En basitinden insana değer verebiliyor. Özel sektörde çalışmaya başlayalı çok uzun bir süre olmadı ancak buradan bakınca durum ne yazık ki çok vahim. İnşallah ben sektörleri doğru düzgün değerlendiremiyorumdur!

İncelememin başında belirttiğim kişisel gelişim yönünün ağır basma kısmı da burada devreye giriyor. Yazarımız okurlara umut aşılamak için baya çabalıyor. Söz dönüp dolaşıp “Siz çok çalışırsanız ve ekibinizi sağlam kurarsanız kimin ne yaptığı sizi çok etkilemez” gibi bir anlama geliyor ki, bu sözü gönülden destekleyecek olgunluğa henüz ulaşamadığımı düşünüyorum.

Ayrıca yazarın, yeri geldiğinde ülkemiz adına çok sert eleştirileri var ki, bu konuda kendisini yürekten tebrik ederim. Günümüzde; eğilip bükülmeden, öfkeden gözü dönüp sağa sola çamur atmadan, düşüncelerini açık açık ifade edebilen yazar pek yok. Sorunu kabul etmezsek, çözüm bulmayı da beklemeyelim. 

Durumun bu kadar farkında olup pozitif bakabilmek kolay iş değil doğrusu.


0 yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: